SDÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2 (1997)

KINALIZÂDE ALİ EFENDİ'NİN SİYASET VE DEVLET ANLAYIŞI

Metin İŞÇİ

Özet


Ünlü ahlakçı ve büyük bilgin Kınalızâde Ali Efendi (H. 916) 1511 yılında İsparta'da doğdu. Tam ismi ve künyesi şöyledir. Alaaddin Ali İbni Emrullah İbni el Hinnayi. Dedesi Abdülkadir Hamidî sakalını kına ile boyadığından, onun soyundan gelenler Kınalızâde diye şöhret bulmuştur . Dedesi bir ara Fatih'e Şehzadeliğinde hocalık etmiş, fakat Sadrazam Mahmut Paşanın muhalefeti yüzünden bu görevden azledilmiştir. Ali İbni Emrullah, ilk tahsiline akrabası Kadri Efendi'den ders alarak başladı. Daha sonra İstanbul'a giden Ali Çelebi, o zamanın liselerinden olan Mahmut Paşa Medresesinde müderris (Profesör) Sinan'dan daha sonra Atik Ali Paşa Medresesi'nde Merhaba Efendi'den, Davut Paşa Medresesinde ise, Çivizâde Muhittin Efendi'den ders almıştır. Bunu takiben o zamanın üniversitelerinden olan Sahn-ı Seman'a giderek, orada özellikle Kara Salih Efendi'den çeşitli bilimler öğrendi . Bu arada Kuran-ı Kerim ile pek çok Hadis ezberledi. Hat sanatında usta olup, etkili hitabeti ve kuvvetli bir hafızası vardı. (H.945) 1530 yılında Üniversiteden mezun oldu.
Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin aracılığı ile Kanunî Süleyman'ın yaptırdığı Edirne'deki Hüsamiye Medresesine Müderris olarak tayin edildi. O zamanlarda, Kanuni'nin ordunun çeşitli alanlarındaki eleman ihtiyacı için açtığı bu bilim yuvasına tayin edilmek için çok büyük bir ilmî kudret ile yüksek bir üne sahip olmak gerekirdi. Ali Efendi'nin buraya tayin edilmesinden dolayı, bilim alanında çok ünlü biri olduğu anlaşılmaktadır. Kendi oğlu Hasan Çelebi'nin bu konuda yazdığı Tezkiretüşşüera adlı eserde Ali Efendi'nin ilimde, tefsirde ve hadiste çok ileri seviyede olduğu belirtilmektedir'. Bu arada Kınalızâde Ali Efendi'nin Kanuni Süleyman'ın oğullarından Mustafa ve Selim'e ders verdiği bilinmektedir.
Birçok Medresede görev yapan Kınalızâde, Süleymaniye Medresesi'nde Müderrislikten sonra sırayla Şam, Kahire, Bursa ve İstanbul kadılığı ile Anadolu Kazaskerliği yaptı (H.571).
Arapça, Farsça, Edebiyat, Tefsir ve Hadis ilminde eşi bulunmayan Kınalızâde Ali Efendi bu dillerde şiirler yazmış, Ali Mahlasını kullandığı şiirleri bir Divanda toplanmıştır. Ayrıca Felsefe ile Ahlak üzerinde çok çalışan Ali efendi bu konuda önemli eserler vermiştir (H.579). Bu gerçeğe göre Kınalızâde Ali Efendi 32 yaşından 54 yaşına kadar tam 22 sene Müderrislik yapmıştır. (H.979)da 2. Selim ile beraber Edirne'ye gitmiş orada Nikris (kalp romatizması)'den Ramazan Ayı'nın altısında vefat etmiştir (1571). Kabri İstanbul yolu üzerinde Seyit Celâlî Türbesi civarında Vâki Nâzır Çeşmesi yanındadır. Cenaze namazında Büyük bir âlim topluluğu bulunmuştur. Kınalızâde'nin adına şu tarih düşülmüştür (Kınalızâde Yudî Gur Ab-ı Hayatından (H.979) .
Eski hal tercümeleri müelliflerinden Atai'ye göre, Kınalızade Ali Efendi bir Yahudi doktorun zehirli bir ilaç ile ağrıyan yerlerini ovması sonunda ölmüştür.

Tam Metin: PDF